19-06-2018 GÜNDEM

SALİH BORA: GÜREŞİN FATİH TERİM’İYİM

Grekoromen Güreş Millî Takım Teknik Direktörü Salih Bora, Türkiye gazetesi yazarı Hasan Sarıçiçek’e samimi açıklamalarda bulundu.

SALİH BORA: GÜREŞİN FATİH TERİM’İYİM

Tevazua gerek yok futbolda Fatih Terim ne ise, minderde de ben oyum. Bu sözlerin sahibi, TMOK Fair Play Konseyi’nin yılın ödülüne layık gördüğü Salih Bora. Yarım asırlık çınar o… 20 yıl sporcu ve 28 yıl teknik adam olarak mücadele eden minderdeki efsane o… Yüzlerce güreşçiyi tarayıp, Hamza Yerlikaya, Şeref Eroğlu, Ercan Yıldız, Nazmi Avluca gibi onlarca şampiyonu yetiştiren o… Şampiyonların hocası Salih Bora ile Sarıyer’deki Millî Takım kampında doyumsuz bir röportaj gerçekleştirdik. Buyurun…

 

HAKKIMIZI TESLİM EDİN

 

“Futbol popüler; anlıyorum, elbette minderle kıyaslanmamalı ama başarı her branşta aynı ter ve gayretle geliyor. Hatta daha kısıtlı imkânla… Tamam, bal ve kaymak futbolun olsun… Ama amatörler de üvey evlat muamelesi görmesin. Fatih Terim’e saygım var, Millî Takım ve Galatasaray’da ilklere imza attı, ne kazanıyorsa hakkıdır. Ama onun kazandığını bırak, tazminatını bile bunca yılda almadım. Ben de minderin Fatih Terim’iyim. Azerbaycan Millî Takımı’nın 2012 Londra Olimpiyatlarında başındaydım. Orada, 18 ayda kazandığımı, Türkiye’de 48 senede kazanamadım. Güreşte millî takım hocalarının kazançları, Fatih Hoca’nın tazminatının binde biri bile değil. Bence, hocaların hakkı teslim edilmeli.”

 

2020 TOKYO ŞAHLANIŞ OLUR

 

“Güreşe yatırım yapan kazanır. Olimpiyat tarihimiz güreşçilerin başarılarıyla dolu. Şu anda da iyi bir nesil yakaladık, gençlerde dünya şampiyonları çıkardık. Genç takımdan A takıma geçişlerde sıkıntı var ama 2020’ye kadar aşarız. 4 Haziran’da İstanbul’da yapılacak U23 Avrupa Güreş Şampiyonası ile Akdeniz Oyunlarına katılacak takımları bir arada hazırlıyoruz. Koordinasyonu zor olsa da, etkileşimi güzel. İnanıyorum ki, 2020 Tokyo Olimpiyatları Türk güreşinin yeniden şahlanışı olacak. Yeter ki milletimizin güçlü desteği sürsün.”

 

FAİR PLAY ÖDÜLÜ AĞLATTI

 

“Güreş büyük güzel bir aile… Güreşçiler de esprili insanlar… Millî Takım kamplarında öyle hicivler olurdu ki, bugün o şakaları yapacak olsak kamp karışır. Şimdi herkez sosyal medyacı. Oysa yarım saatlik yüz yüze sohbet ciltler dolusu kitap eder. Eski olimpiyat şampiyonu rahmetli Müzahir Sille derdi ki, ‘Önce güzel ahlak’. Bizde düstur bu, daima ölçü gözettik. Minderin içinde ve dışında kimsenin tavuğuna kışt demedik. Bu tarz Salih Bora’yı Fair Play ödülü sahibi yaptı. Ödül, o kadar değerli ki. Ata (Karataş) şahidim, törende gözlerim yaşardı, bu ödülü hak edecek ne yaptım, diye…”

 

BİR EVİ ÇOK GÖRDÜLER!

 

“Avrupa, dünya ve olimpiyatlarda kaç finalim var, unuttum. İstiklal Marşımızı dinletebilme arzusu dışında bir çabam hiç olmadı. Ancak bir gün bir meşrubat firması, reklam filmlerinde oynamam için bugün dahi hayalini kuramadığım ev alacak parayı teklif etti. O tarihte kiralık evim dahi yoktu. ‘İstanbul kazan, biz kepçe’ diye haberi siz yapmıştınız. Dönemin TMOK Başkanı Turgut Atakol’a gittik. Federasyon Başkanım, durumu anlattı. Atakol, ‘Sen amatörsün, reklamda oynarsan Gazanfer Bilge gibi güreş hayatın biter. Ya güreş, ya da servet, seçim senin’ dedi. Çaresiz boynumu büktüm. Pişman mıyım, değilim. Oynasam Salih Bora olamazdım.”

 

KENDİMİ MİNDERDE AVUTUYORUM

 

Şampiyonların hocası, elem bir vaka sonucu biricik oğlunu kaybetmişti. Zordu ama bir gazeteci olarak sormak zorundaydık hocaya ‘Canımdan candı’ dediği oğlunun ölümünü. Yüzüne hüzün çöktü, “Ne olur, bu soruyu sormamış olun. Evlat acısı öyle zor ki…” diyerek dudaklarını ısırdı ve “Ne zaman bu konu geçse hanım da ben de kahroluyorum. Daha geçen hafta, hanım yatağa düştü, bu yüzden… Ben ise kendimi minderde avutuyorum, işte. Bu çocukların hepsi birer Nedim” dedi.

 

HAMZA’YI SORMAYIN

 

“Hamza Yerlikaya” der demez, ekşi elma yemiş gibi yüzünü buruşturdu efsane hoca. Belli ki kızgındı, talebesine… Sonra “Onu bana sormayın!” diye öfkesini kelimelere dökmek istedi. Yutkundu ve “O, büyük yetenek! Tartışmasız asrın güreşçisi, bir daha onun gibisi zor gelir. Cumhurbaşkanımızın da danışmanı ama…” dedi ve devam etti “Üzerinde emeğim var mı, yok desem olmaz. Galiba bir şeyleri eksik bırakmışım, onun için kendime kızıyorum ya! Allah selametini versin.”

 

BENİ YOK SAYDILAR

 

“Allah bu memleket için hizmet edenlerden razı olsun… Kaprisler çivi gibi yürekte iz bıraksa da acılar geçiyor. Bir dönem, sporcularımı Cumhurbaşkanımızın huzuruna çıkardılar, bizi engellediler. Yok sayılmak öyle onur kırıcı ki. Kime sitem edeyim? O gün dedim ki, Cumhurbaşkanımızın haberi olsa bunu bana reva görmezdi. Yine şampiyon çıkardık, bu defa huzura kabul edildik. Sporcu sporcunun hâlini bilir, o gün Cumhurbaşkanımızın yüzündeki mutluluğu anlatamam, size. İşte dedim, sabrın mükâfatı. Teşekkürler Osman Aşkın Bak Bakan’ım ve teşekkürler Federasyon Başkan’ım Musa Aydın Beyefendiler…”

 

YARIM ASIRDIR 48 KİLOYUM

 

“Kilo düşmek güreşçiler için ölüm gibi bir şey… Bunu yaşayan bilir, her bünye kaldırmaz. Tıp dünyası peşime düştü; yarım asır bir insan nasıl aynı kiloda kalır diye! Doktorlar ısrarla soruyor ‘Şunun sırrını ver de köşeyi dönelim’ şeklinde. Diyorum ki, ne sırrı, bünye meselesi bu! Az yedim, az uyudum, çok çalıştım. Hepsi bu. Gençlere tavsiyem fast food’dan uzak durmaları, can boğazdan gelir ama boğazdan da gider.”


Kaynak: Türkiye Gazetesi / Hasan Sarıçiçek Editör: Tuncay Şenyürek Bu haber 637 defa okunmuştur.

HABERE YORUM YAZIN

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın
Henüz anket oluşturulmamış.